hayvan


hayvan
(A.)
[ ناﻮﻴﺣ ]
1. canlı.
2. hayvan.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • hayvan — is., Ar. ḥayvān 1) Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık İnce ruhlu insanlar gibi Atatürk de hayvanları severdi. F. R. Atay 2) sf., mec. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse) 3) hkr. Kızılan bir kimseye… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAYVAN — Canlı şey, insanla beraber her canlı. * İnsan olmayan idraksiz canlı yaratık. * Yük kaldıran, araba çeken ve binilen hayvan, beygir, katır v.s. * Mc: Akılsız ve idraksız insan, ahmak. (Aslı Hayevan dır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hayvan bilimci — is. Hayvan bilimi uzmanı, zoolog …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan koklaşa koklaşa, insan konuşa konuşa — insan konuşa konuşa, hayvan koklaşa koklaşa …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAYVAN-I BERRÎ — Karada yaşayan hayvan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HAYVAN-I NÂTIK — Konuşan hayvan. (İnsan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • hayvan bilimi — is. Biyolojinin, hayvanların yapı, görev, davranış ve sınıflandırmaları, yeryüzündeki dağılışlarıyla uğraşan bilim dalı, hayvanlar bilimi, zooloji …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan kömürü — is. Kan ve kemik gibi organik maddelerden yapılıp hekimlikte kullanılan kömür …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hayvan gibi — 1) hayvana benzer biçimde 2) iri yarı 3) mec. akılsız, duygusuz, kaba …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • vahşi hayvan — is. Ehlîleştirilmemiş hayvan, yabani hayvan …   Çağatay Osmanlı Sözlük